
modifiye nedir?
gücü artirmak, yol tutuşu ve frenaji güçlendirmek, kabin ve karoserde
degisiklik yapmak, bir baska deyisle otomobili ayricalikli kilmak..
tuning yada diger adiyla modifiye denince akla ilk gelen motorda güç artirimi oluyor.
neredeyse motorun üretimiyle birlikte
gelismeye baslayan modifiye islemi, günümüzde bir sektör haline geldi.
tabii boyutlari da çok genisledi. artik standardin disinda otomobilin gücünü,
yol tutus özelliklerin! ve görünümünü degistirmek amaciyla
yapylan islemler modifiye olarak adlandiriliyor.
teknolojinin gelismesi, ürünlerin farkli zevklere göre tasarlanmasini sagladi.![]()
bu degisimde motorsporlarinin da katkisi çok büyük.
öyle ki, kabin içindeki "süslemelerden" alüminyum
görünümlü depo kapaklarina kadar tüm aksesuarlarin temelinde motorsporlari yatiyor.
dis görünümde jant-lastik, karoser kiti, farlar, far kaslari, son susturucular,
aynalar ve hava kanallari otomobili farkli kilan ayrintilar. bu aksesuarlardan bir bölümü,
otomobilin sadece görünümüne degil, yol tutusuna da katki sagliyor.
kabindeyse direksiyon simidi, vites topuzu, konsol kaplamalari koltuklar
ve renkli gösterge zeminleri yapilan degisiklikler arasinda yer aliyor.
modifikasyonun temel amaci, gücü artirmak. standarttan daha genis
piston kullanmak ya da egzantrik milinin derecesini degistirmek,
motora güç kazandirmanin en etkin yollari.
bunlari destekleyen diger islemler, elektronik beyin programinin
gelistirilmesi ve hava emmeyle egzoz sisteminin modifikasyonu.
turbo takviyeli motorlarda bu islemlere ek olarak turbo valfinin basinç limitini artirmak,
intercooler'i büyütmek ve pop-off supapi monte ederek güç artirilabiliyor.
otomobilde teknik olarak modifikasyon sadece gücü artirmayi degil,
yol tutusu güçlendirmeyi ve frenaj kabiliyetini artirmayi da kapsiyor. bu degisimler
neredeyse bir zincir gibi birbirini takip ediyor, çünkü gücü artirilan otomobili yolda tutmak
için birtakim teknik degisiklikler yapmak ve güvenli durabilmesini saglamak
için fren sistemini güçlendirmek gerekiyor. biri eksik oldugunda,
kötü sonuçlanabilecek kazalarin yasanmasy her an mümkün. bu nedenle modifiye
islemini profesyonel kisilere birakmak en dogrusu. dünyanyn en büyük modifiye firmalarinin
türkiye temsilcilikleri bu amaçla hizmet veriyor. bu arada kullanilan parçalarin
mutlaka belgeli ve trafikte kullanima uygun olduguna dikkat etmek gerekiyor.
dikkate alinmasi gereken bir baska nokta da bu isin hobi olarak degerlendirilmesi. son yillarda özellikle performans tutkunu gençler arasinda yaygynlasan modifiye, farkli amaçlarla yapildiginda, insanlarin hayatini tehlikeye atacak sonuçlar dogurabilir. yarismak için caddelerin uygun olmadigini unutmamak gerek.
eksantrik

motor gücünü arttırmayı sağlayan
yöntemlerden biride standarttan daha yüksek dereceli egzantrik mili takmaktır.
milin görevi emme ve egzost sübaplarını kontrol etmektir. en eski ve verimli
yollardan biri olan egzantirik mili modifikasyonu sonucunda %35 e varan güç
artışı sağlanabilir.
yüksek dereceli versiyonlar, süpapların açılma ve kapanma zamanlarını uzun
tutarak yanma odasına birim zamanda daha fazla yakıt ve hava girmesini sağlıyor.
dolayısıyla daha fazla yanma gerçekleşiyor. buda daha fazla güç anlamına
geliyor. milin üzerindeki kamların açıları ve yapışma göre tork yada güç
etkileniyor. sivri kamil miller, süpapları erken açarak torkun artmasını
sağlarken, geniş tepeli kamlar gücü artırmak için tercih ediliyor. yuksek
dereceli egzantrik milleri, motorun rolanti devrini de yükseltiyor. ancan bunu
yaparken motorun rolantide dengesiz çalışmasına neden olabiliyor. verimli bir
modifikasyon işlemi için, egzantrik milinin dışında supapların hareketini
sağlayan diger mekanik ve elektronik parçaların da geliştirilmesinde yarar var.
örnegin süpaplar, süpap yayları, egzantrik mili kasnakları, beyin programı,
ateşleme sistemi gibi.
lift:
lift, eksantrik milinin sübaplari ne kadar bastırdığını gösteren değerdir.
duration:
sübapin yatağından çıktığı zamanki derece ölçümüdür.
overlap:
giriş ve çıkış subaplarının aynı anda açık olduğu sürenin derecesidir. giriş
eksantrik milinin açılış numarası çıkış eksantrik milinin kapanış numarasına
eklenerek hesaplanır.
power band:
eksantriğin gücünü verimli bir şekilde verebildiği devir aralığıdır.
dereceli eksantrik mili ne kadar güç verir:
cadde otomobilleri için üretilmiş eksantrikler derecelerine ve kullanıcının
seçimine göre 10 bg ile 25 bg arasında güç üretebilecek kapasitedelerdir, yarış
otomobilleri için üretilmiş eksantrikler ise çok daha yüksek olarak 80-100
bg'lere kadar güçler üretebilmektedirler.
turbo

genellikle motorun modifiyesinde
sağlanmaya çalışılan daha fazla basınçlı soğuk hava girişi ve bunu belirli
oranlarda besleyebilecek yakıt enjeksiyonudur. yanma odasında patlayarak piston
hareketini sağlayan hava benzin karışımında benzin oranı hava oranına göre çok
azdır. genellikle 14:1 veya 15:1 gibi hava:benzin oranları ile bu patlama
gerçekleşmektedir.
İçeri giren havadaki moleküllerin yoğun olması en önemli faktördür. bu da
ısı farkına göre değişir. soğuk hava sıcak havadan çok daha yoğundur. İçeri
giren hava ne kadar yoğun olursa içerdeki patlama o derece şiddetli, üretilen
güç ve tork da o derece yüksek olur. otomobillerin soğuk havada daha iyi
performans göstermelerinin ve hava filtrelerinin soğuk hava alacak şekilde monte
edilmesinin sebebi de budur. daha fazla yoğun havayı içeri almanın ise çeşitli
yolları vardır
literatürde aşırı besleme olarak da tabir edilen ve birbirine benzer
mantıkla çalışan turboşarj, süperşarj ve kompresör uygulamaları buna örnektir.
turboşarj, egzoz
gazı ile çalışan bir süperşarj olarak tanımlanabilir. gücünü süperşarj gibi
kayışlardan ve dişlilerden değil, egzoz gazının basıncından alır.
yanma odasında patlayan hava benzin karışımı, gaza dönüşerek egzoz
sübaplarından egzoz manifolduna doğru itilir. bu aşamada egzoza giden gazın
basıncı, yol üzerindeki turbonun pervanesini döndürür ve bu yönlü pervane
sayesinde gazın önemli bir kısmını türbüne girer. türbün basınçlı gazla dolduğu
andan itibaren ters yöndeki kompresör pervane de basınçla dönmeye başlar. gazı,
basınçlı bir şekilde, dışarıdan alınan ve emme manifoltuna giren temiz havanın
üzerine püskürterek motora giren toplam hava yoğunluğunu ve basıncını normalin
yaklaşık %50 daha üstüne çıkarır. bu da içeri giren havanın benzinle birlikte
ateşlendiğinde çok daha şiddetli bir patlama gerçekleştirmesini sağlar.
tabi ki süperşarjda olduğu gibi, turboda da motor kompresyon oranı
atmosferik motorlara göre daha düşük tutulmalıdır. aksi takdirde yüksek
basınçtan dolayı motor çabuk yıpranacak ve hatta çok zorlandığı durumlarda
motorun patlama riski ortaya çıkacaktır.
turbo uygulaması, motorun pistonları ve gerekiyorsa diğer aksamının da uygun
şekilde değiştirilmesi suretiyle yapılmalıdır. gücün %50’lere varan artışına
dayanma ihtimali zayıf olan şanzıman ve aktarma sisteminin de değiştirilmesi
gerekebilir.
turbo motorlar kullanılırken dikkat edilmesi gereken bir başka husus ise
otomobili yüksek devirlerde kullandıktan sonra motor stop edilmeden önce kısa
bir müddet de olsa rölantide çalıştırılarak, türbünün boşalması ve soğumasına
izin verilmesidir. aksi takdirde gazın sirkülasyonu esnasında türbün boşalmadan
bir miktar gaz içerde hapis olacak ve zaman içinde turboyu ciddi şekilde
yıpratacaktır. turbo uygulamasının motorda çok daha fazla yük ve yüksek ısılara
yol açacağı ve bunun için intercooler uygulamaları veya diğer soğutma yöntemleri
gerektiği unutulmamalıdır.
turbo uygulaması özellikle ülkemizdeki otomobil modellerinde süperşarjdan
daha yaygındır.
bu uygulamanın bir çok zaman avrupalı standart otomobillerde fabrika çıkışı
uygulandığı da görülmektedir. örnek olarak vw’nin 1.8 litre hacimli 125 beygir
güç üretebilen motoruna uygulanan çok küçük türbünlü bir turbo ile 1.8t motorunu
yarattığı ve 150 beygir güç ürettiği bilinmektedir.
eski honda accord’larda kullanılan 2 litre motorlu 135 beygir güç üretebilen
honda motoru, rover tarafından 220 coupe turbo ve rover 620ti modellerinde güçlü
bir turbo ile kullanılmıştır. sonucunda 200 beygir güç üreten bir makine ortaya
çıkmıştır.
supercharger

dışarıdan gelen havayı basınçlı bir
şekilde içeri püskürtecek şekilde dizayn edilmiştir.süperşarjın iki çeşit
uygulanması mümkündür. emme manifoldu ile throttle body arasına veya throttle
body’nin önündeki hava girişine monte edilebilir. eğer emme manifoldu ile
throttle body arasına monte edilirse, enjeksiyon sisteminde mekanik bir
değişiklik yapmadan benzin akışının ayarlanması mümkün olur. bu genellikle yarış
otomobillerinde de tercih edilen daha pratik bir sistemdir. eğer süperşarj
throttle body’nin önünde monte edilirse, gelen basınçlı havayı karşılamak için
normalden daha yüksek basınçla yakıt püskürtülmesi gerekecektir.
süperşarjın içindeki kompresör çalışma gücünü yine motor kayışlarından ve
dişlilerden alır. bu çalışmak için turboşarja göre daha fazla güç gerektiren bir
sistemdir. ayrıca sağladığı sıkışma sebebiyle motorun çabuk yıpranmasına sebep
olmaması için motor kompresyon oranı pistonların değişmesi suretiyle
düşürülmelidir.
dezavantajı
aynı silindir hacminde ve aynı yanma odalarına sahip iki motordan, süperşarj
uygulanmış olan motor aynı büyüklük içinde daha fazla sıkıştırma ile çalışacak
ve daha fazla benzin yakacaktır. buna karşılık turbo uygulamasındaki kadar
yüksek güç veremeyecektir.
avantajı
turboşarj uygulamasında, turbonun devreye girmesi için yanan gazın geri dönmesi
ve türbünü doldurması gerekmektedir. fakat süperşarj uygulamasında turbonun
devreye girmesi için gereken zaman ve motor devri, süperşarjın devreye girmesi
için gerekmemektedir. gaz pedalına ilk basıldığı anda açılan süperşarj, en alt
devirden itibaren gücünü gösterecektir.
© btc-tuncel tel:+903322367454